23 Mayıs 2015 Cumartesi
Yol
Bak bu yol düz değil çocuk. Bu yol tuzaklarla dolu ve yokuş. İnişi kolay çıkması zor. Bir yere kadar tırmanırsın tuzakları atlatırsın bir takılırsın yokuş aşşağı yuvarlanır tekrar çıkmak zorunda kalırsın. Kaldığın yere kadar kolayca çıkarsın çünkü tecrübe edinmişsindir. Benim kaldığım yere gel çocuk. Burası az düzlük. Etrafta bir kaç ağaç var. Yetişemezsen yanacağım ağaçlarla birlikte. Yanıma gel ve elimi tut. Tut ki birbirimizden destek alarak tırmanalım atlatalım tuzakları. Yolun sonuna ulaşalım beraber. Yolun sonunda ne mi var? Bende bilmiyorum ki çocuk tek bildiğim bu sona seninle ulaşmak istediğim. Az daha sabret geleceksin yanıma. Ama elini çabuk tut. Çok aşşağıdasın sesimi duyuyor musun? Yangınlar başladı burda. Zaman daraldı. Daha ne kadar bağırmam gerek? Sensiz devam etmek istemiyorum ama yetişemezsen tek başıma tırmanacağım ve aramıza yangınlar girecek. Bu yol zor çocuk. Yangından geçebilecek kadar cesaretli mi yüreğin? Korkum bu yangında ölmek değil. Korkum seninle gidebileceğimiz yolu gidemeyecek olmam. Umutlarım bitmedi biraz daha zaman var yetişebilirsin. Biraz hızlan. Seni çeken insanlardan kurtul artık. Geldiğin gibi kaçacağız bu yangından. Arkamızda kalacak o ilk tuzaklar ve bizi aşşağıya çeken insanlardan. Bu yol korkutucu çocuk. Korkuma ortak olur musun ellerimi tutarken? Gel artık buraya bu yol çok içine çekti beni. Yanmaya başlamadım ama ateşin sıcaklığı tenimi yakıyor. Gelde kaçalım. Sona ulaşıp nefeslenelim. Nefeslerimiz karışsın birbirine arkamızda bıraktıklarımıza bakarken. Zaman daraldı. Gece çöktü buraya. Benim bulunduğum yere gel çocuk.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder