11 Mayıs 2015 Pazartesi
Etobur
Hayat çok etobur bence. Düşüyorsun yetmiyor daha fazla düşmeni istiyor. Büyük oynuyorsun sana daha büyüğünü oynuyor. Aslında kaybedeceğini bile bile savaşıyorsun hayatta. Resmen hayatta kalma mücadelesi veriyorsun çünkü biliyorsun düşene çevresindeki insanlarda tekme atıyor ve sen yeteri kadar tekmeye doydun. Tökezlemekten korkuyorsun artık. İki dakika seni mutlu ediyor hayat ve sen bu mutluluğun sonsuza kadar sürmesini bekliyorsun. Sana acı bir haberim var bilirsin dost acı söyler "hiç bir şey sonsuza kadar sürmez tatlım çünkü sonsuzluk denen şey sadece matematikte var". Biliyorum gerçek matematikten anlamadığın gibi hayatın matematiğini de anlamıyorsun. Ama o çok kusursuz işlemler yapıyor. Bir şeyi ondan habersiz yaptığınızda ona borçlanırsınız. Ve öyle bir şekilde borcunu alır ki nefes bile alamazsınız. Dedim ya hayat çok etobur vermiş olduklarını alıp aldıklarını da geri vermiyor. Yarı yolda bırakıyor sizi. Hayallerinden vazgeçersin. Yalnız kalmaktan korkarsın. Çünkü seni bunlara inandırır. Ruhun o kadar karamsarlığa bürünür ki siyahların içinde nefes almaya çalışırsın. En acısı bu ya zaten nefes almak ama yaşayacak hiç bir şeyin olmaması. Sarhoş duygular edinirsin kendine delirmenin eşiğine gelirsin ne yapabilirsin ki? En mükemmel oyunlarındandır seni delirtmek. Çığlık atmamak için kahkaha atarsın. Boğulmamak için derin nefesler alırsın. Ne yaparsan yap kaybedeceksin. Hayat hayalperestleri sevmez. Hayır hiç bir şey çok güzel olmayacak sadece alışacaksın. Düşmekten korkmayacaksın. İnsanları kaybettiğinde umursamayacaksın. Tekme yediğinde "daha fazla vursanıza!" diyebilecek kadar mazoşist olacaksın. Çünkü anlayacaksın hayatın oyunlarına karşı kazandığın en büyük panzehir "yalnızlık" olacaktır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder