23 Eylül 2015 Çarşamba
Acı
Acıdan beslenir kalbim, acıyla pompalar kanımı vücuduma bu yüzden sadece kalbim acı çekmez, tüm vücudum çeker o acıyı. O yüzden diyemem ben şuram acıyo diye, acı benim. Acı benim bedenim. Ruhumun en derinine de işlememiş bu şerefsiz ruhumu ele geçirmiş. Nefes almak cehennem azabı gibi. Cehennem ateşinde kavruluyorum ama ağzımı açıp bağıramıyorum. Sanki iyi şeyler bana haram, sanki ölümden bir dakika sonrası gibi aldığım nefesler. Sanki hiç bir yere ait olamamış bir mülteci gibi kalbim. Güzel olan her şey beraberinde gitti, bende gittim. Ne kaldı benden geriye söylesene? Hasta bir mazoşist gibi bu acıyı sevdim çünkü senden geriye kalan tek şey bu acı. En derin uykularımın katili bu acı. Hayır, senin suçun değil kabuslarım. Benim de suçum değil. Kimseyi suçlayamayacağımız bir oyun bu. Ne kadar büyük oynadıysak bir o kadar büyük acılar çektik. Hala devam eden acılarım var hala kapanmamış yaralarım hala silmeni beklediğim göz yaşlarım var. Çığlık çığlığa uyandığım için geceleri uyumuyorum, kabuslarımda tutsak kalmaktan korkuyorum. Bu acı beynimde çok fazla oyun oynuyor ve benim engel koyacak gücüm kalmadı. İçimin yangını kadar sigara yakıyorum belkide bu yüzdendir çok sigara içişim ve bunu anlamıyordur insanlar? Gerçi insanlara kendimi anlatmaktanda sıkıldım, anlattıkça daha çok dağılıyor her şey ve ben sonra daha zor toparlıyorum. Nasıl bir acı ki bu bedenim buz keserken, kalbimin duracak kadar hızlı atmasını sağlayabiliyor? Sen en büyük günahımsın, sen en büyük hayal kırıklığımsın, sen en büyük aşkımsın ama sen en büyük acımsın. Özür dilerim, acımı dindir diye sana sarılamadım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder