21 Temmuz 2015 Salı
Savaş
Hissizlik ödediğim en büyük bedel. Ağlayarak kanayarak her bir duygumu kabimden tırnaklarımla kazıyarak attım. Geriye simsiyah bir zift kaldı. Kalbimin her bir köşesine o zifti dağıttım. Hiç bir duyguyu hissedemiyorum artık. Beynimin o kısmı uyuşmuş gibi algılamıyorum artık acı verici yada mutluluk veren şeyleri. Yaşayan bir ölü gibiyim. Gibisi fazla tamamen öyleyim. Ancak yaşayan biri intihar edebilir benimse tek çarem hissizlik. Ölü biri intihar edemez. Ölü biri tekrar ölemez. Ölüme yakın yaralar açar kendinde her gecenin sabahında kapanır yaralar. Her gece kendini öldürmeye çalışır her sabah iyileşir. En büyük bedel bu. En acı bedel. Birinin gelip beni iyileştirmesini beklemek o kadar saçma ki benim için. Kimse iyileştiremez beni. İyileştirmek için dokunsalar bile yara yaparlar. İşin iyi yanı gözüme perde indi ve sadece görmek istediğim şeyleri görüyorum. Böyle daha kolay. Umrumda olmayan şeylerin umrumda olamayacak kadar değersizleştiği bir dönem hatta bazı bana yalan söyleyip kandıran insanların sokaktan geçen bir köpek kadar değerinin kalmadığı bir dönem. İnsan seslerine tahammülüm olmadığı bir dönem. Merhamet yok. Herkes hakkını sonuna kadar kullandı. Herkes bana gelip hesap sordu. Şimdi sıra bende. Şimdi ben hesap soracağım. Onlardan değil, kendimden. Beni bu kadar yaralamalarına nasıl izin verdim? En büyük bedeli neden ben ödüyorum? Kaybolmak istiyorum. Kendi içimdeki denizlerde yada çöllerde. Sessizlik beni deli ediyor ve kafamda konuşan o ses artık yok. Onuda mı attım içimden sahiden? Dağılıyorum. Dağıldığımı biliyorum toparlayamıyorum. Bu sefer fena battım biliyorum ama içimden kendimi bile attım ben nasıl toparlayacağım? Parçalarım kayıp. İçim soğuk. Ağlayamıyorum. Gözlerim bile dolmuyor. Eskiden deli gibi saatlerce sesim kısılana göz yaşlarım bitip sessiz iç çekişlere dönene kadar ağladığım şeyler artık sadece derin nefes almamı sağlıyo. Ağlayamamak ikinci en büyük bedel. Kızgın öfkeli nefret dolu değilim ama içimde sevgi kelebekleride uçmuyor. Nötr olmak gibi. İçim boş. İçim uçurum değil ben bunu anladım uçurum olsa atlayıp kurtulabilirdim ama içim boşluk benim boşlukta asılı kalınır, asılı kaldım. Umutlarımda bitti ben ki en hayalperest bir kızken umutlarımın köküne balta sapladım. Umutlarımı bile kendim bitirdim. Artık inanmıyorum umut insanı derbeder yapan tek şey. Sigara bile keyif vermiyor artık. Ciğerlerime nefes girmiyor gibi. Koskoca okyanusta kaybolmuş bir gemi gibiyim. Kaptanı bende değilim. Kaptanı yok rotası yok. Nereye gideceğimi bilmiyorum kıyıya ulaşmayı beklemiyorum zaten. Dipte bile değilim. Sahi ben nerdeyim? Uyuyamıyorum. Kabuslar görüyorum. Uyuyunca geçmiyor. Zaten geçecek olan şeyleri de bilmiyorum ne geçecek ne kurtaracak beni? Kayıp bir ruh gibiyim. Bir yere ait değilim yada birine. Sürüden atılmış bir kurt gibiyim. Hastalıklı diye yaklaşılmayan bir insan gibiyim. Hayır gibisi fazla tamamiyle öyleyim. Biri bana ölümü okusa ya. Ölemiyorum, bari biri bana ölümü okuyup anlatsın. Soğukluk yakıyor bedenimi. Çığlık atmak isterken saatlerce susuyorum. Var mıyım yok muyum belli değil. Beni artık kimse yaşadığıma inandıramaz. Ben yaşadım ve bittim. Kendimle verdiğim savaştan kendim yenildim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
neden kendini ille de öldürüyorsun! bak sende söylüyorsun 'kurt gibi' diyorsun beterin beteri var kuzu olmadığına dua et. tek merak ettiğim sana bunları yazdıran kişi klavyendeki toz kadar adam mı biri sadece parmaklarını kirletmiş diğeri sendeki senin içine etmiş !!!
YanıtlaSil