12 Temmuz 2015 Pazar

Bilinmeyenler

Kadın da adam kadar aptaldı. Neydi bu yaptıkları? Kadın karanlıktan kurtulmuşken adam niye o karanlığı tekrar kadına sağladı? Neden karanlığın içine hapsetti tekrar kadını? Canı yandı diye mi? Adam karanlıkta değildi adam griydi, ne beyaz ne siyah. Adam belli ederken siyahını yada beyazını kadın belli etmeden gösterdi kendini. En derin yerlerindeki karanlığı, siyahlığı sakladı kadın. Kadın babasından görmemişti bir sevgi. Arkadaşları şikayet ederdi "babam öpünce sakalları batıyor" diye. Kadın bunu yaşamamıştı ve bunu da o karanlığa gömmüştü. Yıllar sonra o adamı gördü. Emindi kadın kendinden her şeyi o adam olacaktı. Adam kadının ciddiyetini sonradan anladı ve yapacak başka bir şeyi olmadığından o sıcak kalbini açtı kadına. Isındı kadın. Sımsıcak oldu. Adamın her bir gülüşünde, her bir dokunuşunda karanlığını unuttu. Ve bir gün adam sakallarını uzattı. Ve kadını öptü. Kadının o karanlıkta kalmış tarafı o adama bağlandı. Ve kendi kendine fısıldadı "sakalları yüzüme battı" diye. Artık kadın vazgeçemezdi adamdan. Adam onun bütün karanlığıydı vede eksik parçaları. Adam gittikçe kadının karanlığına girdi. Girdikçe parçaladı kendini, duygularından emin olamadı "bu kadar karanlık olmamalı"dedi kendi kendine. İstemezdi kadınının bu kadar karanlığa bulaşmasından. Kadın korkaktı. Belkide bu dünyadaki en korkak en aciz insanıydı, ama belli etmezdi kimseye her şeyi içinde yaşardı. Adam kadının ışığı oldu, aldığı nefes oldu adam bunu farketmedi. Adam acı çekiyor diye kadın kendine daha da beter acılar çektirdi. Kadın ruhunu parçaladı adam için duygularını köreltti ve adamın gitmesine izin verdi. "Dipteyim, daha da dibe batamam" dedi kadın ve kendi o karanlığa hapsetti. Kadın adamın sakallarını sevdi, gözlerini, ellerini... Kadın inandı ki o sakallar ne zaman kesilirse o zaman ömrü kısalacaktı. Böyle batıl bir inanca sahipti kadın adamdan habersiz. Adam da kadına derdi "saçlarını kestirme" diye, belki adamda batıl bir inanışa sahipti kadından habersiz? Bu kadar belirsizlikte bir kadın bir adam. Bu çok bilinmeyenli denklemi çözmeden daha çok bilinmeyen eklediler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar en derin duydularını vermişlerdi birbirlerine, nasıl vazgeçeceklerdi? Aşk bu kadar basit miydi? Aptaldı ikiside bir haltı beceremediler defalarca yaraladılar birbirlerini sonrasında beraber sardılar. Kadın adamın şah damarı gibiydi. Adamın şah damarı kesilirse adamda ölecekti kadında. Kimse anlamazdı zaten onları. Bir başka bakarlardı onlara. Kadınla adam yalnız kalmaktan korkmazdı. Onlar bir yalnızlığı ikisi paylaşırdı, onlar için aşkı  paylaşmaktansa yalnızşığı paylaşmak daha önemliydi. Adamın canı yandı kadının canı yandı diye. Adam öfkelendi kadının karanlığına. Kadın hayatında ilk defa korktu adamı tamamen kaybetmekten, bu kadar karanlık olduğu için nefret etti kendinden. Adamı üzdüğü için nefes almak istemedi. Kadın öldürdü kendini artık adamla ilgili hayaller kurup yalnızlığı paylaşmayacaktı. Tek başına olacaktı. Adam önce sakallarını kısalttı, kadının kalbi yavaşladı. Sonra adam kadının öleceğini bile bile sakallarını kesti kimse kadını bir daha görmedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder